Yaz aylarında güneşin, sıcağın, denizin etkisi ve açık havada geçirilen sürenin artmasına bağlı olarak cilt çok fazla su kaybeder. Yaz mevsiminde kuruyan ciltler içim bakım önerilerimiz var. Bu nedenle, özellikle yaz döneminde ve sonrasında cildin nem dengesini korumak için dışarıdan nem takviyesi yapmak önem taşır. Cildin kuru, pul pul dökülen, mat bir görünüm yerine; nemli, pürüzsüz ve ışıl ışıl bir görünüme kavuşmasının yolu, dermatolog kontrolünde cilt tipine uygun nemlendirici ürünlerin kullanılmasından geçer. Yaz mevsimi sonrasında cildin nemlendirmesinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bakım önerilerimizi sizlerle paylaşacağız.

Yaz mevsiminde kuruyan ciltlere için bakım önerileri:
Yoğun güneş ışığının cildin koruyucu tabakasına zarar vermesi, sıcak hava, nem, deniz ve havuz suyu yaz mevsiminde cildin kurumasına ve nem kaybetmesine neden olur. Ayrıca yaz aylarında açık alanlarda daha çok vakit geçirilmesi ve ince kıyafetlerin giyilmesi cildin dış ortam ile doğrudan temasa geçmesine yol açar. Bu durum da cildin kurumasına sebep olur.
Yaz aylarında kullanılan nemlendiriciler, cilt bakım rutininin en önemli parçasıdır. Hangi tür cilde sahip olunursa olunsun nemlendirici kullanmak oldukça önemlidir. Çünkü yaz aylarında güneşin, sıcağın ve nemin etkisiyle ciltte su kaybı oluşur.
Gün içinde ne kadar fazla su içilirse içilsin cilt, suyu tutamaz. Su, terleme ve idrar yoluyla dışarı atılır. Cildin, suyu tutmasını sağlamak için içerisinde hyaluronik asit, pantenol, seramid gibi suyu hapsedebilen aktif maddeler içeren nemlendiriciler kullanılmalıdır.
Nemlendirici seçerken dikkat edilmesi gerekenler
Su bazlı, hafif ve ince yapıda (oil-free) nemlendiriciler tercih edilmelidir. Genellikle bu ürünler krem ve losyon kıvamında olup, ciltte ipeksi bir yapı oluştururlar. Hızlı ve kolay emilirler, ciltte yağlı his bırakmazlar. Yağ bazlı kremler ise gözenekleri tıkayarak akne ve komedon oluşumuna neden olabilirler. Gündüz kullanılan nemlendiricinin en az SPF 30 değerinde güneş koruyucu içeriyor olmasına dikkat edilmelidir.
Nemlendirici, güneşten koruyucu filtre içermiyorsa, üzerine mutlaka güneş koruyucu sürülmelidir. Gündüz nemlendiricisi olarak BB ya da CC kremler seçilebilir. BB ve CC kremler, renkli nemlendiriciler ile fondöten arası ürünlerdir. Bu ürünlerin kapatıcılık özelliklerinin yanı sıra nemlendirme, koruma ve cilt tonunu eşitleme özellikleri vardır.
Güneşin ve nemli havanın etkisiyle cilt hassaslaşır. Nemlendiricilerin, içerisindeki koku maddelerine veya koruyuculara bağlı duyarlanma (alerji) gelişebilir. Bu nedenle hipoalerjenik ürünler tercih edilmelidir. Nemlendiriciyi güçlendirecek bileşimler kullanılmalıdır.

Cildin alt tabakasını temizleyen ve cildi çevresel kirliliklerden koruyan “savaşçı moleküller” denilen antioksidanlar, özellikle A ve C vitaminleri kullanılmalıdır. Günlük cilt bakım ürünleri arasında bulunan A vitamini “altın standart”, cildin sigortası denilebilecek C vitamini ise “gümüş standart” olarak değerlendirilir.
Ayrıca bilimin umut verdiği peptit, niasinamid, hidroksi asitler, DNA onarıcı ürünler, E vitamini ve üzüm çekirdeği, yeşil çay gibi bitki ekstreleri de kullanılabilir. Nemlendirici almadan önce tercih edilecek ürünün içeriği okunmalı; cilt bakım ürünü seçiminde ve kullanımında dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Cilt sağlığı ve geleceği için yoğun nem ve antioksidan koruma içeren cilt aşılarından yararlanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; cildin asıl onarıcı tabakası derindedir. Kremlerle bu tabakaya ulaşmak topu, anahtar deliğinden geçirmeye benzer. Bu nedenle cildin destek tabakasına enjekte edilen hyaluronik asit, antioksidan ve protein içeren cilt aşıları düzenli aralıklarla yaptırılmalıdır.
Cilt kuruluğuna sebep olan etkenler
Kuru cilt genellikle geçici bir durumdur. Mesela kış aylarında sizi yakalayabilir, ancak bazıları için uzun süreli bir duruma dönüşebilir. Çevre, ısı, sıcak duşlar, sert sabunlar ve bazı tıbbi durumlar gibi durumlar da kuru cilde yol açabilir. Diğer nedenler soğuk, kuru veya nemli koşullarda yaşamayı ve klorlu havuzlarda sürekli yüzmeyi içerebilir. Ayrıca yaşlanma ile de ilişkilendirilebilir.

Normal cilt, su içeriği nedeniyle yumuşak ve pürüzsüz bir dokuya sahiptir. Cildin yumuşak kalması için, dış tabakasının ideal miktarda % 20 ila % 35 su içermesi gerekir. Normalde yağ bezleri, cildin su kaybetmesini önleyen koruyucu bir güç görevi görür. Bu bezler, bariyer olarak hareket ederek suyun deriden buharlaşmasını önleyen sebum adı verilen yağlı bir madde üretir.
Bununla birlikte, ciltte yeterli sebum olmadığında, epidermisten su kaybı olur ve cilt kuru hisseder. Epidermal hücreler nem ve şekli kaybeder. Böylece su buharlaştıkça alttaki cildi koruyamazlar. Sonuç: Gözle görülür derecede kuru, pullu ve dokunuşlu görünen cilt. Kuru cilt, cildinizin daha fazla dikkat gerektirdiğinin bir göstergesidir ve bundan kaçınmanın tek yolu yeterli cilt bakımıdır.
Sağlıklı günler dileriz 😊